arama

Bilim Müzeleri Neden Acil İhtiyaç?

Bilim Müzeleri, yaşadığımız değişim-dönüşüm çağında ülkemizin her yerinde acilen görmemiz gereken oluşumlardır. Peki neden bu yapıların aciliyeti bizim için bu kadar önemli?
  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • Prof. Dr. Melih Bulut Prof. Dr. Melih Bulut

⌛ Tahmini okuma süresi: 8 dakika

Yayınlanma Tarihi: 2 Temmuz 2019 13:33

📝 Yazar: Prof. Dr. Melih Bulut ✅ Editör: Aysuda Ceylan

Değerli Tek Yol Bilim okurları, bundan böyle her ay sizlerle beraber olacağız. Bir ay, baş döndürücü bir değişim yaşadığımız “Bilim Devrimi” çağında uzun bir süre ama bir taraftan da hızlı gelişmeleri serinkanlı biçimde değerlendirmek için uygun bir zaman dilimi. İlk yazımda Bilim Müzelerinin niçin acil ihtiyacımız olduğunu tartışacağım. Katkı ve önerilerinizi bekliyorum, çünkü sorgulama, eleştiri bilimsel metodolojinin gereği.

1999’dan 2000’e girerken çok gürültü çıkarıldı, tam anlamıyla dünyada yeni milenyum fırtınası esti, şöyle olacak, böyle olacak denildi. Özellikle bilgisayarların 2000 yılını görmeyeceği, tanımayacağı ve bunun bir katastrofa yol açacağı söylendi, panik havası yaratıldı. Neyse ki bilim bu sorunun da çaresini buldu ve 2001, 2002’yi yaşarken işte hayat aynen devam ediyor, bu 2000’ler 1900’lerden pek de farklı değilmiş demeye başladık. Meğer bu arada internetin, dijitalleşmenin tetiklediği hızlı bir değişim filizleniyormuş. Satranç tahtasında her karede iki kat artan buğday taneleri hesabı bilim ve teknolojide eksponansiyel bir büyüme gerçekleşiyormuş. 2007 bu bakımdan tam anlamıyla bir milat kabul edilmektedir. Çünkü bugün hayatımızda geniş yer tutan yeni nesil cep telefonları, Airbnb, Uber gibi şirketler bu tarihte sahneye çıkmış, en geniş sosyal medya ağı Facebook dünyaya açılarak insanları birbirine bağlamıştır. Böylece start-up ekosisteminin yardımıyla bilimsel buluşlar çok hızla teknolojiye dönüşerek insanlara ulaşmaya başlamıştır. Artık dönüşüm o kadar derindir ki ekonomi, üretim araçları, üretim biçimleri hızla değişmekte; yıkıcı teknolojiler asırların dev şirketlerini adeta bir tsunami gibi yıkıp geçmektedir. Karadeliğin fotoğraflanması, CRISPR ile HIV’e dayanıklı fetüs oluşturulması gibi her gün inanılması güç gelişmelere tanık oluyoruz. Artık içinde yaşadığımız zaman diliminin insanlığın Tarım Devriminden beri yaşadığı en büyük dönüşüm çağı olduğunu biliyoruz; Bilim Devriminin içindeyiz.

Her devir kendi özgün, simge yapılarını ve kurumlarını yaratır. Doğal olarak bu devre özgü de siyaset, eğitim, iletişim, ekonomi yapılanmaları ve kurumları olacak. İşte Bilim Müzesi, Bilim Devriminin en simge yapısı olduğu için, en başta bu nedenle acil ihtiyaçtır. Tüm şehirlerimizde hızla bu müzeleri açarak, işe buradan başlayarak Bilim Devrimini çok ciddiye aldığımızı göstermeliyiz.

İyi de insanlarımız Bilim Devriminin farkında mıdır, bu yüzden bir Bilim Müzesine ihtiyaç var mıdır? Evet pekala farkındadır, etrafta olağanüstü bir şeyler olduğunu herkes en azından sezmektedir. Ayrıca insanımız bu devrimin önemli unsuru dijital teknolojilere yatkındır. Türk toplumu güçlü bir “Ağ toplumu” dur, internet, yazılım, kodlama işlerinde gençlerimizin bu kadar usta olmasının temel nedeni budur. Bir taraftan da insanlarımızın kafası ne yazık ki yüzyıllardır hurafelerle doldurulmuştur, çünkü bunu kullanarak kendi ülkesini sömürgeleştirmek yönetimlerin işine gelmiştir.

Topluma karşı görevimiz bizim gibi düşünmeyenleri ötekileştirmeden, aşağılamadan bilimin ışığı ile aydınlanmalarını sağlamaktır.

Eminim ki çocukluğunu yaşamasına izin verilmemiş, yaratıcılığını ortaya çıkaramamış milyonlar o müzeleri dolduracaklar, özellikle yaşlılar torunlarından, anne babalar çocuklarından daha fazla bilimin tadını çıkaracak, çok eğlenecek, çok öğrenecek ve mutlu olacaklardır. Çünkü bilinmeyeni bilinir hale getirmenin, bir şey bulmanın, icat etmenin insanda yarattığı sevinç asla paha biçilemez. Nitekim yurtdışında gördüğüm örneklerde çocukları müzeye getiren erişkinlerin onlardan daha fazla objelerle oynadıklarını, coştuklarını bizzat gördüm. Bilim müzelerinin her yaştan insanla dolup taşacağına, en önemli turist çeken yerler olacağına da eminim. Ancak bilim, teknoloji veya tıp tarihini durağan biçimde sergileyen, internet üzerinden kolayca ulaşabileceğiniz bilgiler, görseller sunan müzeler kimsenin ilgisini çekmiyor artık, ziyaretçilerin katılımı, örneğin küçük çocuklara önlük giydirerek laboratuvarda basit deneyler yaptırılması gibi uygulamalar çok daha revaçta artık.

Ben, her şehrimizde etkileşimli Bilim Müzelerimiz olmasını öneriyorum. Zira her şehrimizde, hatta bir çok büyük ilçemizde dahi üniversite var. Bilim müzeleri üniversitelerin toplumla bütünleşmesini, kaynaşmasını sağlayacak en önemli yapılardır aynı zamanda. Bilim insanlarımız bu müzelerin altyapısını kurarlarken, üniversiteli gençlerimiz alacakları görevlerle çocukları, yaşlıları bilimin büyülü dünyasında ağırlar. Gönüllü veya ücretli çalışabilecek binlerce öğrenci bu müzelerin yetkin insan kaynağı omurgasını oluşturabilir. Yurtdışında kalbi Türkiye için, memleketi için atan binlerce Türk bilim insanı bu müzelere destek olmak için elinden geleni yapacak ve bu vesileyle bilimsever gençler onlarla daha kolay sıcak ve yakın ilişki kurabileceklerdir. Belediyeler, valilik ve kaymakamlıklar, sanayi ticaret odaları, yerel sivil toplum örgütleri ve dinamikler el ele verdiğinde kolayca bina bulunur, içleri tefriş edilir, gerekli malzeme konulur.

Artık biliyoruz ki hedefler kadar süreçler de, bir işi yaparken yaşadıklarımız da değerlidir. Dostoyevski’nin dediği gibi Kolomb Amerika’yı bulduğunda mutlu olmadı, ararken mutluydu. Müzeyi nasıl yaparız diye işe başladığımız andan itibaren birbirinden kopmuş fizik, kimya, biyoloji, psikoloji, matematik, sosyoloji, felsefe tüm bilimsel disiplinlerin işbirliği içine girdiğini göreceğiz. Bugün her alanda başarıyı getiren sihir olan multidisipliner çalışma ve işbirliğine sağlam bir zemin hazırlayacağı için de Bilim Müzesi acil ihtiyaçtır. Bu müzelerin birbirleri arasında ve daha küçük ilçelerde kurulacak bilim merkezleri ile yapacakları işbirliği ayrıca güzel sonuçlara yol açacaktır kuşkusuz.

İnsanlığın yarattığı her çarpıcı gelişmeye baktığımızda kilit unsurların yenilikçi insanlar ve bunların üretim yapabilmesini sağlayan uygun vasat olduğunu görüyoruz. Bilim Müzeleri ülke çapında bilime gönül verecek her yaştan yeni insanların ortaya çıkmasını sağlayacak bir ortam oluşturacaktır. Çünkü insan evladı gördükçe, yaptıkça öğreniyor, öğrendikçe daha fazla bilmek istiyor. Hatta bu müzeleri özellikle engellilerin, nadir hastalığı olan çocuk ve erişkinlerin de kolayca yararlanabileceği, adeta onlar ve aileleri için bir cennet olacak şekilde düzenlersek bu değerli insanların bir soluk almasını, hem de daha önce hiç yararlanmadığımız enerjilerinin ortaya çıkmasını sağlarız. Geçen ay ziyaret ettiğimiz Amsterdam’daki Nemo isimli Bilim Müzesinde torunlarımızla vaktin nasıl geçtiğini anlamadık. Yüzey gerilimi öğretmek için deterjanlı suyla yapılan şekilden şekile girebilen dev balonlar, barajlarda suyun nasıl yönetildiğini yaşatan kanallı oyuncak sistemler, çocuklara gök taşlarından korunma oyunu oynatılması, kinetik enerji üreterek kuleler çıkan çocuklar, elektrikle ilgili eğlenceli ve öğretici gösteri onlarca düzenekten aklımda kalanlar.

Hemen her gün çok çarpıcı, hayatımıza doğrudan dokunan bir bilimsel gelişmeyi duyduğumuz bugünlerde güvenilir ve doğru bilgi çok önemli bir ihtiyaç. Bilim Müzeleri sağlam bilginin temel kaynağını teşkil edecek, yapılacak konferans, seminer, toplantılar yalan yanlış bilginin yayılmasını önleyecek, toplumu gerçekten bilgelendirecektir. Bilim Devrimi derinleşip bilimin yıldızı yükseldikçe yalancı bilimin, gerçek dışı bilginin ve hurafenin de yükselebileceğini bilmeli, mücadelemizde yine bilimden yararlanmalıyız. Çünkü insan için anlamak ve bilmek yerine inanmak çok daha kolaydır.

Bilim Müzeleri yalancı bilimin panzehiri olacaktır, acil ihtiyacımızdır.

Bilim, yani yan tutmadan gerçeklikle uğraşmak tamamen insana özgüdür ve insanın en eski ve en güçlü üretimidir. Bilim şenliktir; bilimle uğraşmak, gerçekliğe ulaşmak insana hiç yaşamadığı kadar ve sürekli sevinç, coşku, umut verir. Bilim Müzeleri başka hiç bir amaca hizmet etmese dahi sadece insanlarda yaratacağı bu güzel duygular için acil ihtiyaçtır.

Bilimle kalın.

Bilimsel gelişmelerden anlık haberdar olmak için Telegram kanalımıza abone olabilirsiniz.
  • Husne Arıkan
    5 ay önce

    Hayranlık uyandırıcı yazınız için teşekkür ederim, Inovasyon kesinlikle karmaşık bir sosyal süreçtir ve dünyayı değiştirme gücüne sahip bir dizi teknolojik gelişmenin tüm turlerle meraklısına ışık tutması cok değerli olacaktır.

    6
    yorum beğen