arama

Hepatit Virüslerini Ne Kadar Tanıyoruz?

Hepatit, toplum içerisinde, düşünülenden çok daha yaygın bir hastalıktır ve sanılanın aksine 3 değil en az 6 (bilinen) farklı virüs tarafından gerçekleştirilebilir. Hepatit virüslerinin enfeksiyonu bazı durumlarda kendiliğinden iyileşebileceği gibi kronik bir hal olarak siroz ve kansere de dönüşebilir.
Hepatit Virüslerini Ne Kadar Tanıyoruz?
  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • Nedim Kurt Nedim Kurt

⌛ Tahmini okuma süresi: 8 dakika

Yayınlanma Tarihi: 18 Haziran 2019 14:57

📝 Yazar: Nedim Kurt ✅ Editör: Aysuda Ceylan

Virüslerin hepatit alfabesinde A’da E’ye kadar (+G) olmak üzere en az 6 çeşit virüs yer alır. Her ne kadar bu virüslerin hedef organı karaciğer olsa da, yapıları ve temel hepatit semptomları benzer fakat replikasyon mekanizmaları; bulaş yolları, hastalık süreçleri ve sonuçları yönünden farklılık gösterirler. Hepatit A (HV) ile hepatit B (HBV) virüsü klasik hepatit virüsleridir; tanımlamaları nispeten daha yakın tarihlerde yapılmış olan hepatit C, G, E ve delta ajanı olan hepatit D (HDV) virüsleri ise önceleri “A, B olmayan ya da ne-A, ne-B” olarak çevirebileceğimiz “non-A, non-B hepatitis; NANBH) olarak adlandırılmışlardır.

Hepatit virüslerinin her biri karaciğeri enfekte eder ve hasara yol açarak sarılık hastalığının ikterik semptomlarına ve karaciğer enzimlerinin salınmasına neden olur. Enfeksiyon etkeni olan özgün virüs, hastalığın seyri, doğası ve serolojisi ile ayırt edilebilir.
Enfekte kişiler, semptomlar başlamadan önce; hatta hiç semptom görülmeksizin ilerleyen dönemde bulaştırıcı olduğundan bu virüsler kolay yayılılırlar.

Enfeksiyöz hepatit olarak da bilinen hepatit A şu 5 özellikler ile tanımlanabilir:

  • RNA virüsü olan bir pikornavirüs tarafından oluşturulur.
  • Fekal-oral yolla bulaşır.
  • Yaklaşık 1 ay süren inkübasyon döneminden sonra ikterik semptomlarla aniden başlar.
  • Kronik karaciğer hastalığına neden olmaz.
  • Nadiren ölümcüldür.

Önceden serum hepatiti olarak bilinen hepatit B de şu 5 özellikle karakterizedir:

  • DNA genomuna sahip bir hepadnovirüs tarafından oluşturulur.
  • Parenteral olarak kan ve iğnelerle, cinsel temasla veya perinatal olarak bulaşır.
  • Yaklaşık 3 ay süren bir inkübasyon döneminin ardından ikterik semptomlarla sinsice başlar.
  • Hastaların %5-10’unda kronikleşir.
  • Primer hepatoselüler karsinom ile ilişkilidir.

Hepatit C, 170 milyondan fazla kişinin taşıyıcı olduğu bir diğer yaygın enfeksiyon etkenidir. HCV bulaş yolları yönünden HBV’ye benzer ancak kronikleşme eğilimi daha fazladır. Bir flavivirüs (RNA virüsü) tarafından oluşturulur.
Hepatit G virüsü de bir flavivirüs olup, kronik enfeksiyonlara yol açar.
RNA genomuna sahip; çıplak, enterik bir hepevirüs’ün semptomları ise HAV’a benzer.
Hepatit D ya da delta hepatiti, kendine özgü bir etken (delta ajanı) tarafından oluşturulur. Bu etken, çoğalabilmek için bir yardımcı virüse (bu etken için gereken virüs HBV) ihtiyaç duyar ve yalnızca aktif HBV enfeksiyonu olan hastalarda görülür. HBV’nin semptomlarını artırma özelliğine sahip bir ajandır.

a)-Sağlıklı karaciğer virüs ile karşılaşır. b)-Sağlıklı karaciğer virüs ile enfekte olur.
c)-Hepatit gelişir. d)-Hepatit, kronik hale dönüşür. e)-Sirotik karaciğer oluşur.
f)-Hepatoselülerkarsinom gelişir.

Hepatit A Virüsü

HAV, enfeksiyöz hepatite neden olur ve fekal-oral yolla bulaşır. HAV enfeksiyonları sıklıkla kontamine deniz sularının, kabuklu deniz ürünlerinin ve diğer (kontamine) gıdaların tüketilmesiyle kazanılmaktadır. Picornaviridae ailesinde yer alan HAV önceleri Enterovirüs 72 olarak adlandırılmış, ancak kendine özgü genomu nedeniyle Hepatovirüs cinsinde yeniden sınıflandırılmıştır.
Yaklaşık 27 nanometre büyüklüğündeki HAV, çıplak bir virüs olup, kapsidi aside ve diğer birçok çevresel şarta dayanıklıdır.
HAV, karaciğer hücreleri ve T hücrelerinin yüzeyinde bulunan HAV hücre reseptörü 1 glikoprotein molekülüne özgün olarak bağlanır. HAV vücuda alındıktan sonra, yüksek olasılıkla orofarenks veya bağırsak epiteli aracılığıyla karaciğer parankimasına ulaşır. Burada hepatositlerde ve Kupffer hücrelerinde replike olur.
Virüs, sarılık belirtileri ortaya çıkmadan ya da antikorların saptanmasından yaklaşık 10 gün önce dışkı ile büyük miktarda saçılabilir. Bu virüs, karaciğer kanseri ile ilişkili değildir.

Hepatit A Virüsü
VPG: RNA molekülünün 5′ ucunda bulunan Genomik Viral Protein

Akut HAV enfeksiyonunun tanısı genellikle klinik semptomların süreci, bilinen bir enfeksiyon kaynağının tanımlanması ve en güvenilir olarak da serolojik testlerin sonuçlarıyla koyulur. Bu enfeksiyonu göstermenin en iyi yolu ELISA (Enzyme-linked immunosorbent assay) ya da RIA (radioimmunoassay) ile anti-HAV IgM varlığının saptanmasıdır.

Hepatit B Virüsü

HBV, hepadnavirüslerin başlıca üyesidir. Bu virüslerin doku tropizmi (seçim/yönelim) ve konak aralığı kısıtlıdır. HBV yalnızca insan ve şempanzelerin karaciğerini; daha düşük oranda da böbrek ve pankreasını enfekte eder.
HBV, birçok sıradışı özelliğe sahip, küçük; zarflı bir DNA virüsüdür. Bir DNA virüsü olmasına karşın, ters transkriptaz enzimi kodlar ve bir “ara RNA molekülü” aracılığıyla replike olur. Bu virüsler eter, düşük pH, dondurma ve orta düzeyde ısıtmaya dirençlidirler. Bu özellikler, virüsün bir kişiden diğerine bulaşmasını kolaylaştırırken dezenfeksiyonunu zorlaştırır.


HBV, küçük, çembersel ve kısmi çift iplikli bir DNA içerir.
DNA partikülü olarak da adlandırılan bu virion 42 nm çapındadır.
HBsAg: Hepatitis B yüzey antijeni.
HBeAg: Hepatitis B erken antijeni.
HBcAg: Hepatitis B kor antijeni.

HBV, akut ya da kronik, semptomatik ya da asemptomatik hastalığa neden olabilir. Bunlardan hangisinin oluşacağı, kişinin enfeksiyona karşı immün yanıtına bağlıdır.
Enfeksiyonun akut fazı boyunca karaciğer parankimindeki hepatositlerde şişme ve nekroz gösteren dejeneratif değişiklikler gözlenir. Kalıcı karaciğer hasarı ya da siroza neden olabilir.
Dünya sağlık örgütünün tahminlerine göre tüm Primer Hepatoselüler Karsinom (PHK) olgularının %80’i kronik HBV enfeksiyonuna bağlıdır: HBV genomu PHK hücrelerine entegre durumdadır ve hücreler HBV antijenlerini ifade ederler. PHK genellikle ölümcüldür ve dünyadaki kanser ölümlerinin en sık saptanan 3 nedeninden birisidir.

Hepatit G Virüsü

Bu virüs birçok yönden HCV’ye benzer. Flaviviridae ailesinde, belirlenmemiş bir cins içinde sınıflandırılan HGV, kan yoluyla bulaşır ve kronik hepatit oluşturma eğilimi vardır.

Hepatit D Virüsü

Dünyada yaklaşık 15 milyon kişi delta ajanı ile enfektedir ve virüs fulminan hepatit enfeksiyonlarının %40’ından sorumludur. Diğer virüslerde farklı olarak, tek iplikli halkasal bir RNA genomu vardır. Pirelerin bile pireleri vardır, deyişini kanıtlayan viral bir parazittir. HBV’ye mutlaka ihtiyaç duyar.
HBV’ye benzer şekilde kan, semen veya vajinal salgılar ile yayılır.
Delta ajanı, altta yatan HBV enfeksiyonu olan kişileri enfekte eder. Beyin fonksiyonlarında bozulma (hepatik ensefalopati), uzamış sarılık öyküsü ve karaciğer nekrozuna neden olur.

Hepatit E Virüsü

HEV (E, enterik veya epidemik olduğunu ifade eder), başlıca fekal-oral yolla, özellikle kontamine sular aracılığıyla bulaşır. Bu virüs insanlar haricinde başka hayvanları da enfekte edebilir. Hepevirus cinsi içinde sınıflandırılan bu virüs daha çok, gelişmekte olan ülkelerde sorun oluşturur. Enfeksiyonları çoğunlukla kendiliğinden iyileşir. HEV’e özgül bir tedavi yoktur.

Hepatit C Virüsü

Hepatit C virüsü, 1989 yılında NANBH (yazının başında kullanılan kısaltma)’li bir kişinin kanıyla enfekte edilen bir şempanzeden, viral RNA’nın izolasyonuyla tanımlanmıştır. Kandan elde edilen viral RNA, ters transkriptaz ile DNA’ya çevrilmiş; proteinleri eksprese edilmiş ve daha sonra NANHB’li kişiden elde edilen antikorlar viral proteinleri saptamada kullanılmıştır.

Bu çalışma, bugünkü ELISA’ya genomik yöntemlerin geliştirilmesine öncülük etmiştir.

HCV, NANBH’lerin başlıca nedenidir. Dünyada170 milyondan fazla hepatit C taşıyıcısı bulunmaktadır ve kronik hepatit oluşturma potansiyeli çok fazladır.
Hepatit C virüsü Flaviviridae ailesinde, hepacivirüs cinsinin tek örneğidir. Zarflı bir yapıdadır. Hücre içinde kalabilme becerisi ve konak hücrenin ölümünü engellemesi, persistan enfeksiyonu kolaylaştırır; fakat bu durum ileride karaciğer hastalığıyla sonuçlanır. Hepatit C 3 tip hastalığa neden olur:

  • İyileşebilen, akut hepatit.
  • Enfekte kişilerin %70’inde, yaşamın ileri dönemlerinde gelişme olasılığı olan kronik persistan enfeksiyon.
  • Siroz.

HCV’nin bilinen tek tedavisi rekombinant interferon-alfa veya pegile interferon ve ribavirin kullanımıdır. HCV ile enfekte olmuş kişiler, kan ile kontamine olabilecek hiçbir malzemeyi başkasıyla paylaşmamalıdırlar ve cinsel korunma sağlamalıdırlar.

Bilimle kalın.

Kaynakça

  • Strauss JM, Strauss EG: Viruses and human disease, ed 2, San Diego, 2007, Academic.
  • Knipe DM, et al: Fields virology, ed 5, Philadelphia, 2006, lippincott Williams & Wilkins.
  • Murray PR, et al: Manual of clinical microbiology, ed 9, Washington, DC, 2007, American Society for Microbiology Press.
  • www.cdc.gov/hepatitis/.Accessed June 1, 2012