arama

Otonom Araçların Tarihçesi

Otonom araç nedir? Otonom araçlar fikri ilk ne zaman ortaya atıldı? Bu yazımızda, otonom araçların tarihçesini özetle anlatıyoruz.
Otonom Araçların Tarihçesi » Tek Yol Bilim
  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • Mustafa Mert Tunalı Mustafa Mert Tunalı

⌛ Tahmini okuma süresi: 9 dakika

Yayınlanma Tarihi: 27 Ağustos 2019 19:46

📝 Yazar: Mustafa Mert Tunalı ✅ Editör: Aysuda Ceylan

Günümüzde popülerliği artan otonom araçların tarihi hakkında neler biliyoruz? Geçmişten günümüze otonom araçlarda ne değişti ve ne değişecek?

1925 yılından günümüze kadar otomobiller üzerinde pek çok çalışma yapıldı. Eskiden her ne kadar bilim kurgu gibi duran araçlar, artık birçok firma tarafından geliştirilmekte ve yollarda test edilmektedir.

Otonom Araç Nedir?

Sürücü tarafından kontrol edilmeyen, kendi başına hareket edebilen araca denir. Hem donanım hem yazılım alanında olan teknolojik gelişmeler ile birlikte otonom araçlar geçmişten günümüze pek çok gelişme kaydetti.

1925

Francis Houdina, Manhattan sokaklarında radyo kontrollü aracı sürmesiyle ortaya çıkıyor. 

1939

General Motors, 1939 yılında New York Dünya Fuarı’nda “Futurama” sergisi ile birlikte otonom araç tasarım fikrini ilk kez halka göstermiş oldu.

1950

1950 yıllarda bu alanda bazı testler ve ilerlemeler görüldü ancak dönemin teknolojisi bunun için henüz hazır değildi.

1953 yılında, RCA Labs tarafından laboratuvar zemininde bir düzende döşenen kablolarla yönlendirilen ve kontrol edilen minyatür bir araç üretildi.

Radio Corporation of America

1962

General Motors’un geliştirdiği deneysel aracı Firebird III, 1962 yılında Seattle’da bir fuarda sergilendi. Araç elektronik yönlendirme sistemine sahipti ancak hiç denenmedi.

1980

Ernst Dickmanns ve ekibi tarafından Almanya’nın Münih kentindeki Bundeswehr Üniversitesi’nde tasarlanan, Mercedes-Benz minibüs, trafiğe kapalı alanda saatte 63 km hıza ulaştı.

Daha sonra, EUREKA, 1987-1995 yılları arasında otonom araçlar için 749.000.000 Avro tutarındaki Prometheus Projesi’ni yürüttü.

Prometheus Projesi

Eureka PROMETHEUS Projesi (Avrupa En Yüksek Verimlilik ve Eşi görülmemiş Güvenlik Trafiği Programı, 1987-1995), otonom araç alanındaki şimdiye kadar en büyük Ar-Ge projesiydi.

Endüstriyel araştırma

  • PRO-CAR: Bilgisayar sistemleriyle sürücü asistanı
  • PRO-NET: Araçtan araca iletişim
  • PRO-ROAD: Araç-çevre iletişimi

Basit Araştırma

  • PRO-ART: Yapay zeka yöntemleri ve sistemleri
  • PRO-CHIP: Araçlarda akıllı yönlendirme için özel donanım
  • PRO-COM: İletişim için yöntem ve standartlar
  • PRO-GEN: Yeni değerlendirme ve yeni sistemlerin tanıtımı için trafik senaryosu
Prometheus logosu

1991

1991’de Amerika Birleşik Devletleri Kongresi, USDOT’a “1997 yılına kadar otomatik bir araç ve otoyol sistemi gösterme” talimatını veren ISTEA Ulaşım Yetki Belgesini kabul etti.

2004

ABD ordusu, DARPA Grand Challenge‘ı açıkladı. Otonom araç alanındaki yenilikçiliği teşvik etmeye yardımcı olduğu düşünülüyordu. Teknolojiyi ilerletmeye teşvik etmenin bir yolu olarak gösterildiği için de sonraki yıllarda birkaç yarışma daha düzenlendi.

DARPA Grand Challenge – bazı kişiler bu olayın başarısız olduğunu düşünmekte. Sebebi ise katılan araçların hiçbiri parkuru tamamlayamamış olması ve 7 milden fazla ilerleyememesi. Araçların hepsi parkuru başarısızlıkla sonlandırsa bile, bundan sonraki zamanlarda gelişimin çok daha hızlı olacağını kimse bilmiyordu. Donanım ve sensörlerin gelişmesi, 2010 yılında Google’ın da bu sektöre atılması ve birçok büyük firmanın yatırımlarını bu alana yapması üzerine otonom araçların gelişimi hızlandı.

2010

2010 yılında birçok büyük otomotiv üretici firmalar( General Motors, Ford, Mercedes Benz, Volkswagen, Audi, Nissan, Toyota, BMW ve Volvo) sürücüsüz araç sistemlerini test etmeye başladı.

  • 2010 yılında internet devi Google, kazalarının sayısını yarıya indirecek bir çözüm bulma umuduyla otonom araç sektörüne giriş yaptığını ve bu alanda uzun zamandır gizlice çalışmalar yürüttüğünü belirtti.
  • 2010 yılında Audi, Pike’s Peak’in zirvesine yarış hızlarına yakın hızlarda sürücüsüz bir Audi TTS gönderdi.
  • 2011 yılında, GM, elektrikli otonom aracı olan EN-V’yi geliştirdi.
  • 2012 yılında Volkswagen, bir otomobilin otoyolda saatte 130 km hıza kadar sürüşüne izin verecek bir “Geçici Otomatik Pilot” (TAP) sistemini test etmeye başladı.
  • Ford, sürücüsüz sistemler ve araç iletişim sistemleri konusunda geniş kapsamlı araştırmalar yaptı.
  • Ocak 2013’te Toyota, çok sayıda sensör ve iletişim sistemine sahip kısmen kendi kendini süren bir aracı gösterdi.
  • Ağustos 2013’te Nissan, 2020 yılına kadar birçok otonom aracı piyasaya sürmeyi planladığını açıkladı.
Volkswagen’in sürücüsüz aracı, Berlin – Almanya

2013 yılı itibariyle, otonom araçlar henüz halka açık olmasa da, birçok araç modeli tamamen otonom değildi ve bazı araçlarda farklı sistemler bulunuyordu. Araçların mesafelerini algılama, hızı trafik akışına göre düzenleme, aracın şeritteki konumunu izleyen ve aracın şeridinden ayrılırken sürücüyü uyaran veya daha az yaygın olarak düzeltici eylemlerde bulunan şerit yardımı sistemi ve sürücüye paralel park etme görevinde yardımcı olan park asistanı gibi akıllı sistemler bulunmaktaydı.

2014

Ekim 2014’te Tesla Motors ilk AutoPilot sürümünü açıkladı. Bu sistemle donatılmış olan Model S otomobilleri, otomatik direksiyon ve fren kontrolü, ve çeşitli görüntü işleme algoritmaları temelinde hız limitinin ayarlanması ile şerit kontrolünü yapabildiğini açıkladı.

Sistem aynı zamanda otonom park etme ve zaman içinde de yazılım güncellemesi alabilecek şekilde tasarlandı. Bu sayede de aracın yazılımı her geçen gün çok daha iyi hale getirildi.

Tesla, Mart 2015 itibariyle, San Francisco ile Seattle arasındaki otoyolda otopilot sistemini bir sürücü ile test etti ve araç neredeyse hiç yardımsız bir şekilde yolu tamamladı.

İlk ölümcül kaza

Bu süreçten sonra da, otonom araç alanında ilk ölümcül kaza, 7 Mayıs 2016’da Florida’daki Williston kentinde bir Tesla Model S, otopilot modunda iken gerçekleşti. Sürücü kazadan kurtulamadı.

Kaza raporuna göre traktör, Tesla’nın önünde kontrolsüz bir erişim yolu üzerindeki bir kavşakta sola döndüğü ve Tesla’nın frenleri uygulamada başarısız olduğu ve çarpışmanın bu şekilde meydana geldiğini belirtiyor.

Görüntü farklı bir Tesla kazasına aittir.

2015

Şubat 2015’te, Uber, otonom araç sektörüne girmek istediğini ve otomobil filosunu bir araya getirmeye niyetli olduğunu belirtti.

Uber, Carnegie Mellon Üniversitesi’nden bir grup araştırmacı kiralayarak sektöre giriş yaptı. Uber’in ilk filosunda, 20 tane Ford Fusions vardı.

Uber’ın otonom araçlarında yaklaşık 20 kamera, yedi lazer, bir GPS, radar ve lidar, giden lazerlerin ulaştığı mesafeyi ölçen bir teknoloji ile doluydu. Bu kadar çok sensör ile birlikte, Uber, etrafında olup bitenleri yorumlayabilme kapasitesine erişmişti.

Uber’e Ait Otonom Aracın Karşılaştığı İlk Kaza

Yukarıda Tesla aracının gerçekleştirdiği kaza hakkında bahsetmiştik. Bu sefer de 2018 Mart ayında, ABD’nin Arizona eyaletinde, Uber’e ait Volvo SC 90 model aracı Elaine Herzberg’e çarpmış ve ilk kez bir yayanın ölümüne sebep olmuştu.

Yayınlanan videoda, kaza anında aracın içinde kişi olmasına rağmen araç otonom modda ve sürücü elindeki cep telefonuna baktığı anlaşılmakta. Her ne kadar yetkililerin Herzberg’in yaya geçidi dışında bir noktada karşıdan karşıya geçtiğini belirtse de Uber aracının yayayı fark edememesi, insanların otonom araçlara tamamen güvenmenin erken olduğunu ve suçun Uber’e ait olduğunu düşünmekte.

UYARI: Görüntü sizi rahatsız edebilir.

2016

Ağustos 2016’da Singapur, nuTonomy tarafından sağlanan ilk kendi kendine sürüş taksi servisini başlattı.

Audi AI

4 Haziran 2017‘de Audi, yeni AI8’in Audi AI ile saatte 60 km’ye varan hızlarda tamamen kendi kendine gidebilecek durumda olduğunu belirtti. Bazı otonom araçlarda otonom özelliğini aktif ettikten sonra devam etmesi için her 15 saniyede bir direksiyona dokunulması gerekiyor ancak Audi AI’da bu tarz güvenlik kontrolleri yapması gerekmiyor. Bu sayede de sürücü yoldayken film izleyebilir veya kitap okuyabilir. Audi aynı zamanda kameralara ve ultrasonik sensörlere ek olarak bir 3D LIDAR sistemi kullanan ilk üretici olacak.

Son olarak

Gelecekte otonom araçların çok daha iyi bir hale geleceğini biliyoruz. Gelişen sensörler ve algoritmalar ile birlikte sürücüsüz araçlar çok daha güvenli hale geleceği kesin.

Geçmişten günümüze otonom araçların tarihçesi özet olarak bu şekilde. Sektöre her geçen gün farklı firmalar dahil oluyor ve bazı yazılımlar da açık kaynak haline getirilerek sektöre katkı sunulması amaçlanıyor.

Peki otonom araç sektörünü nasıl bir gelecek bekliyor? Bir sonraki yazım bu konu hakkında olacak ve bu alanda uzman kişilerin görüşlerini aktaracağım.

Bilimle kalın.

“10 yıl içinde çoğumuz muhtemelen bir araba sahibi olmayacağız. Uber tarzı bir şirkete aboneliğimiz olacak. Ayda 149$ gibi bir fiyat ödeyeceğiz ve her sabah bizi işe götürecek bir araba ile uyanacağız. ”

-GlobalNews.ca

Kaynaklar:

Bilimsel gelişmelerden anlık haberdar olmak için Telegram kanalımıza abone olabilirsiniz.