arama

Psikoterapide Alışılmadık Bir Tedavi Yöntemi: LSD

Birçok ülkede yasa dışı olan LSD'nin, yeni araştırmalarla birlikte psikoterapi alanında fayda sağlaması mümkün olabilir mi?
Psikoterapide Alışılmadık Bir Tedavi Yöntemi: LSD » Tek Yol Bilim
  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • Burak Talha Akın Burak Talha Akın

⌛ Tahmini okuma süresi: 9 dakika

Yayınlanma Tarihi: 26 Ağustos 2019 12:34

📝 Yazar: Burak Talha Akın ✅ Editör: Aysuda Ceylan

Herkese merhabalar. Bu yazıda, kullanımı ve saklanması birçok ülkede yasa dışı olan LSD’nin yeni araştırmalarla birlikte psikoterapi alanında nasıl kullanılabileceğini anlatmaya çalışacağım. Başlamadan önce bu tür maddelerin sadece uzman kişilerin gözetiminde kullanılması gerektiğini söylemeyi unutmayalım.

Tanım ve Tarihçe

Psikoterapi sözcüğü etimolojik anlamda, “psyche” (ruh) ve “therapeia” (terapi, iyileştirme) anlamına gelen iki sözcüğün birleşiminden oluşmuş bir psikoloji terimidir.

Avrupa Psikoterapi Derneği ve Dünya Psikoterapi Derneklerinin ortak psikoterapi tanımının Türkçe tercümesi şöyledir:

“Psikoterapi uygulaması, davranış bozuklukları ve rahatsızlık durumlarının, ya da psikososyal, ayrıca psikosomatik faktörler ve nedenlerle ilişkili geniş kişilik gelişimi gereksinimlerinin, bilimsel psikoterapik metotlar ile, bir veya daha fazla tedavi olan kişilere, bir ya da daha fazla terapist ile, var olan semptomlarının hafifletilmesi ya da ortadan kaldırılması, bozuk davranış şekilleri ve tutumlarının değiştirilmesi ve tedavi edilen bireyin olgunlaşma, büyüme, aklıselimlik ve iyilik süreçlerinin desteklemek gayesi ile, genel ve özel eğitimlerine dayanarak geniş kapsamlı, maksatlı ve planlı tedavi ya da terapatik müdahalesidir.”

Psikoterapide genel olarak karşılıklı etkileşim esastır. Uygulamada birden fazla yöntem olmasına rağmen neredeyse hepsinde bir terapist ve bir hasta bulunur. Terapist ve hasta, karşılıklı etkileşim ile hastalığın sebeplerini ve tedavi yöntemlerini bulmaya çalışırlar. Bazen belirli maddelerin yardımı ile bazen de ilaçsız terapi gerçekleştirilebilir.

Psikoterapinin binlerce yıldır uygulandığı düşünülmektedir. Fakat modern tıp literatürüne girişi 19. yüzyılın sonlarına rastlamaktadır. 1853 yılında Walter Cooper Dendy, yukarıda etimolojik açıdan incelediğimiz sözcüğü literatüre sokmuştur. O zamanlarda temelleri atılmakta olan bir yöntem olduğundan, pratik uygulamalara ancak 20. yüzyılda rastlamaktayız.

Tabii ki psikoterapi uygulamasına katkıları olan birçok bilim insanı bulunmaktadır. Bunlardan Sigmund Freud, Daniel Hack Tuke, Alfred Adler, Carl Jung, Karen Horney, Anna Freud, Otto Rank, Erik Erikson ve Melanie Klein‘ı sayabiliriz. Eminim ki çok daha fazla bilim insanı vardır. Fakat bunların hepsini yazmak bizi konudan uzaklaştıracağı için bu kadarı yeterli sanırım.

Psikoterapide LSD Kullanımı

Her şeye başlamadan önce LSD hakkında kısa bilgiler verelim.

LSD veya Liserjik Asit Dietilamid, 1938 yılında Albert Hofmann tarafından çavdar mahmuzundan (bkz. Claviceps Purpurea) rastlantı sonucu sentezlenmiş yarı sentetik psikoaktif bir halüsinojendir.

“Claviceps Purpurea”

Kokusuz, renksiz ve acı bir tadı olan LSD, kullanıcılarında görme bozukluğu, deliriyum, baş dönmesi, ısı dağılımında bozulma, kramplar, ağız kuruluğu ve güçlü halüsinasyonlar gibi semptomlara sebep olabilir. Eşik dozu 20-30 mikrogram kadardır. Bağımlılık riski çok çok az olmasına rağmen kromozomlarda ve beyin korteksinde bozukluklara yol açabileceği belirtilmiştir. (1)

Farmakolojik anlamda, diğer psikedelik maddelerden farklı olarak önemli bir dopaminerjiktir. Genel anlamda, 5-HT2 türevli reseptörlere bağlanarak yüksek miktarda serotonin salınımını gerçekleştirir. Ayrıca etkili bir D2 agonistidir. (2) Kısa sürede büyük miktarlarda dopamin ve serotonin salınması sonucunda kişilerde yoğun halüsinasyonlara rastlanır.

Meraklıları için beyindeki LSD mekanizmasını anlatan bir video.

Hakkında bilinenler çoğunlukla yeni sayılabilecek araştırmalardan gelmektedir. Nitekim, LSD’nin farmakokinetik etkilerinin tam olarak anlaşılması ancak 2015 yılında mümkün olmuştur. (3) Bu durumu ve nedenlerini incelemek yazının genel amacına uygun olacaktır.

Yasallık

LSD hakkındaki araştırmaların bu denli sekteye uğramasının temel sebebi muhtemelen uzun bir süredir bir tabu olarak görülmesiydi. Şu an çoğu ülkede LSD yasa dışıdır. Tabii eskiden durum böyle değildi. Öyle ki, LSD ve türevi maddeler devletlerin de ilgisini çekti. Örneğin 1950’lerin başında CIA, MKULTRA Projesi adında bir uygulama başlatmıştır. Uygulamanın amacı ise çalışanların ve ajanların LSD’ye nasıl tepkiler verebileceğini araştırmaktı. Fakat 1960’larda halk arasında LSD kullanımı had safhaya çıkınca, 1968 yılında ABD’de LSD kullanımı yasa dışı hale getirildi. Son FDA onaylı bilimsel çalışma ise 1980’li yılların sonunda yapıldı. Bu nedenle uzun bir zaman LSD hakkında nitelikli bir bilimsel çalışma yapılamadı.

“Ek olarak, LSD’nin müzik kültürüne katkısı takdire şayandır. “Psikedelik Rock” kavramının ortaya çıkışı 1960’lardaki LSD ve benzeri maddelerin sanatçılar tarafından kullanılmasının bir sonucudur.”

Bilimsel araştırmalarda LSD kullanımı ise ilk defa 1947 yılında Arthur Stoll tarafından gerçekleştirilmiştir. Stoll ve Hofmann, LSD’nin hastalar üzerindeki etkisini araştırarak bu maddeyi psikiyatriye kazandırmak istemişlerdir.(8)

Günümüzde ise Multidisciplinary Association for Psychedelic Studies gibi kuruluşlar bu tip maddelerin tekrar tıp alanında kullanıma geçirilmesi konusunda uğraşlar vermektedir.

Psikoterapi ve LSD

Psikoterapide hasta ve terapistin karşılıklı bir diyalog içinde olması gerektiğini söylemiştik. LSD ve onun gibi psikedelik maddelerin tam olarak burada işe yarayacağı düşünülmüştür. Çünkü her ne kadar terapist ve hasta, ikili diyalog halinde olsalar da bazen hasta belirli anıları saklamak isteyebilir veya unutmuş olabilir. Terapist ayrıntıları fark edemeyebilir. Bu durumda bilinçaltının kullanılması yararlı olabilmektedir. Yani en basit anlamda LSD gibi maddeler bilinçaltının anahtarı konumundadır. LSD transı sırasında duyularla algılanan şeylerin bilinçaltının bir eskizi olduğu düşünülür.

1970 yılında Stanislav Grof’un “The Use Of LSD In Psychotherapy” başlıklı makalesinde 4 ana yaklaşımdan söz etmektedir. (4)

Söz konusu makaledeki dört temel yaklaşım

LSD terapisi gören kişilerin genel olarak 3 evreden geçtiği anlatılıyor. Problemleri çözme isteği ile başlayan bu süreci, “ego ölümü ve yeniden doğuş” izliyor. Bu süreçten sonra çözümlenmeye başlayan problemler sonucu, iyileşme evresine giriş yapılıyor.

Araştırmada nevrotik hastalar, psikotik hastalar ve kontrol grubu kullanılıyor. Aşağıda gelişim süreçlerini gösteren bir tablo bulunuyor. (Nevrotik hastalar gerçekliği kaybetmemişken, psikotik hastalar gerçekliği tamamen veya kısmen kaybetmiştir.)

Tablolarda görülebileceği üzere, yukarıda bahsedilen süreçlerden sonra hastaların büyük çoğunluğunda semptomlarında olumlu değişmeler gözlenmiş. Nevrotik hastaların birçoğu “ego ölümü”nden sonra hızlı bir gelişim gösterirken, psikotik hastalarda bu süreç daha uzun izlenmiş.

Gelişimler heyecan verici. Fakat kabul etmek gerekir ki, bu konudaki çoğu araştırma neredeyse 50 yıllık. Bu yüzden ne kadar onları kullanmaya çalışsak da modern bilim için yetersiz kalabiliyorlar. Öte yandan gelecek yıllarda, türlü girişimlerle daha açıklayıcı ve yenilikçi araştırmalar yapılacağına dair inancım tam.

Bir diğer araştırma 2014 tarihli ve “LSD-assisted psychotherapy for anxiety associated with a life-threatening disease: A qualitative study of acute and sustained subjective effects” (5) başlığını taşıyor. Stres ve endişe semptomlarının tedavisi için denemeler yapılmış. Tıpkı ilk makaledeki sonuçlar gibi gelişimler fark edilir düzeyde. Fakat her iki araştırma da LSD’nin, karşılıklı diyalog terapisinin yanında bir yardımcı etken olduğu konusunda ısrarcı. Ayrıca eklemek gerekir ki, inanılmaz bir psikoaktif etkiye sahip olduğundan, uzman kontrolü olmaksızın LSD ve türevi maddelerin kullanılması faydadan çok zarar getirebilir.

Seans öncesi, bitimi ve 12 ay sonrası kaygı envanteri sonuçları

Terapinin Geleceği

Yazının başında da belirttiğimiz üzere, artık psikotik maddelerin psikiyatri ve psikoterapide kullanılması için yoğun çalışmalar var. Bu maddelerden biri de kuşkusuz LSD. Bu alanda kitaplar yazılıyor. Hali hazırda araştırmalar ve klinik denemeler yapılıyor. Yapılanlar gerçekten umut verici. Benim de olaydan haberdar olmamı sağlayan TED konuşması da burada.

Bu kadar olumsuzluğa ve kısıtlanmaya rağmen görülen fayda şimdiden tatmin edici. Senelerce hastaların hayatını olumsuz yönde etkileyen PTSD, Bipolar Bozukluk, stres, kaygı bozukluğu gibi hastalıkların çözümü belki de doğru ellerde kullanılan psikedelik ilaçlardadır. Kim bilir?

Bilimle kalın.

Kaynakça ve İleri Okuma

  1. Muneer RS., (1978), Effects of LSD on human chromosomes, DOI: 10.1016/0027-5107(78)90128-8
  2. Marona-Lewicka D, Thisted RA, Nichols DE (2005). “Distinct temporal phases in the behavioral pharmacology of LSD: Dopamine D2 receptor-mediated effects in the rat and implications for psychosis”. Psychopharmacology. 180(3): 427–435. doi:10.1007/s00213-005-2183-9
  3. Dolder PC, Schmid Y, Haschke M, Rentsch KM, Liechti ME (2015). “Pharmacokinetics and Concentration-Effect Relationship of Oral LSD in Humans”. Int. J. Neuropsychopharmacol. 19 (1): pyv072. doi:10.1093/ijnp/pyv072
  4. Grof,Stanislav, (1970), The Use Of LSD In Psychotherapy, Journal of Psychedelic Drugs Vol.3 No.1
  5. Gasser P, Kirchner K, Passie T. , (2014), LSD-assisted psychotherapy for anxiety associated with a life-threatening disease: a qualitative study of acute and sustained subjective effects., J Psychopharmacol. 2015 Jan;29(1):57-68. doi: 10.1177/0269881114555249
  6. https://www.nytimes.com/2017/07/17/upshot/can-psychedelics-be-therapy-allow-research-to-find-out.html
  7. Krebs TS, Johansen PØ. , (2012), Lysergic acid diethylamide (LSD) for alcoholism: meta-analysis of randomized controlled trials., J Psychopharmacol. 2012 Jul;26(7):994-1002. doi: 10.1177/0269881112439253
  8. Hoffman, Albert; J. Ott (1996). “LSD: Completely Personal”. Newsletter of the Multidisciplinary Association for Psychedelic Studies. 6 (3). Retrieved 7 November 2013.
Bilimsel gelişmelerden anlık haberdar olmak için Telegram kanalımıza abone olabilirsiniz.