arama

Soluduğumuz Hava, Bilişsel Performansımıza Nasıl Etki Ediyor?

Bildiğiniz üzere uzun bir süredir evlerimizdeyiz. Evlerimizde kalmak zorunda olduğumuz bu günlerde, evimizin havasının ne kadar temiz olduğundan çok da haberdar olamayabiliyoruz ve bu da sağlığımızı -özellikle bilişsel sağlığımızı- kötü etkileyebiliyor. Gelin hep beraber bu konunun ayrıntılarına bakalım.
  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • Burak Talha Akın Burak Talha Akın

⌛ Reading time: 11 minutes

Yayınlanma Tarihi: 10 Haziran 2020 00:22

📝 Yazar: Burak Talha Akın ✅ Editör: Aysuda Ceylan

Bildiğiniz üzere uzun bir süredir evlerimizdeyiz. Derslerimizi evimizden dinliyoruz, toplantılarımızı evimizden yürütüyoruz, sporumuzu evimizden yapıyoruz ve daha birçok örnek… Fakat çoğumuzun dikkat etmediği bir durum var. Evlerimizde kalmak zorunda olduğumuz bu günlerde, evimizin havasının ne kadar temiz olduğundan çok da haberdar olamayabiliyoruz ve bu da sağlığımızı -özellikle bilişsel sağlığımızı- kötü etkileyebiliyor. Gelin hep beraber bu konunun ayrıntılarına bakalım.

Aslında hep duyduğumuz bir cümledir “Şurayı bir açalım da havalansın!” cümlesi. En çok şaşırdığım şeylerden birisi de o camı açtıktan sonra bunun ne kadar gerekli bir eylem olduğunu ancak o zaman fark etmemdir. Bir anda taptaze -2020’de kalabalık bir şehirde ne kadar olabilirse- hava odamıza girer. Bununla birlikte vücudumuzun her bölgesinde bir zindelik hissederiz ve bu olay sadece psikolojik bir yanılsamadan ibaret değildir elbette. Gazların ve gözle görünemeyen partiküllerin sağlığımıza kesinkes bir etkisi olmaktadır. Bu yazıda da bunu incelemeye çalışacağız.

Enerji ve Performans

Vücudumuz hücrelerden oluşan bir bütündür. Dolayısı ile vücudun sağlıklı bir şekilde işleyişi, bu bütünün elemanlarının en optimal şekilde çalışabilmesiyle mümkündür. Hücrelerimizin en temelde ihtiyaç duydukları şeylerden biri oksijendir. Nitekim bizler, oksijenli solunum yoluyla enerji üretebilen ve yaşamımızı devam ettiren bir türe mensubuz. Aynı şekilde bu oksijeni kullandıktan sonra da herkesin bildiği üzere karbondioksit gazını da bir nevi atık olarak atmosfere geri vermemiz gerekir. Bunların bir denge halinde olması insan sağlığı için son derecede önemlidir ve vücudumuzun da bu dengeyi sağlamak için gelişmiş sistemleri vardır.

Hücrelerin genel enerjetiklerinden basitçe bahsedersek, oksijen gazı ile mitokondrilerde yıkıma uğrayan besin maddeleri geriye enerji ve karbondioksit bırakır. Yazının konusu dahilinde olan nöronlarımızda da bu durum böyle yaşanmaktadır. Basit bir akıl yürütme ile hücrelere giren oksijenin ve çıkan karbondioksitin en az besin maddeleri kadar önemli olduğunu çıkarabiliriz.

Yaşam Alanlarımız

Her ne kadar evlerimizden bahsetmiş olsam da bilişsel yeteneklerimizi kullanmamızı gerektiren asıl mekanlar evlerimiz değildir. Okullarda ve iş yerlerinde bu yeteneklere olan ihtiyacımız gerçekten üst seviyededir. Nitekim çoğu durumda bu performans, bir kişinin başarısını belirleyen faktörlerden biridir.

Havanın kalitesi genel anlamda O2, CO2, CO gibi gazların konsantrasyonu, sıcaklık, nem, gözle görülemeyecek kadar küçük partiküller ve biyolojik atıklardan etkilenmektedir.

Ölçümü nispeten daha basit olduğundan dolayı ve hücre içi dinamikleri daha fazla anlaşıldığından ötürü bilim insanları, havanın kalitesi ve bilişsel performans arasındaki ilişkiyi incelemek için karbondioksiti mercek altına almaktadırlar.

Karbondioksit (CO2)

Karbondioksit, Dünya’nın atmosferinde bulunan renksiz bir gazdır. Yeşil yapraklı bitkiler ve algler karbondioksiti kendilerinin yararlanabileceği besin maddelerine çevirirken memeliler ve diğer hayvanlar onu atmosfere geri salmaktadır.

Karbondioksitin bizlere hem fizyolojik hem de psikolojik etkileri bulunmaktadır. Yüksek karbondioksit konsantrasyonu, vücuttaki genel pH’yi arttırmasıyla bilinen asidoz durumunu ortaya çıkarabilmektedir. Fizyolojik etkilere ek olarak nefes alma sıklığında artış, nabzın yükselmesi, periferal dolaşıma yük binmesi gibi etkileri sayabiliriz.

Psikolojik olarak yüksek karbondioksite maruz kalma sonucunda kişide baş ağrısı, stres, baygınlık, kafa karışıklığı, hafıza zayıflaması, uyku bozuklukları, genel uyku hali gibi etkilere rastlanmaktadır.6

Çevre

Karbondioksit, üstüne uzun senelerdir tartışılan ve bilim insanlarının ısrarla üzerinde durduğu, uyarılar yaptığı küresel ısınma olgusunun belki de bel kemiğini oluşturmaktadır. Nitekim içerisinde CH4,N2O,HFC,PFC gibi gazlar çeşitlerini bulunduran ve ısı tutarak gezegenin ısınmasına yol açan sera gazlarının atmosferde en yoğun bulunan cinsidir CO2. 1

Atmosferde 1980’li yıllarda 340 ppm konsantrasyonda bulunan CO2, 2020 Şubat itibariyle 414 ppm‘ye ulaşmıştır.2 Yaşam alanlarımızdaki iç mekan ortalama CO2 konsantrasyonu, yetersiz havalandırmaya bağlı olarak 800-1000 ppm seviyelerinde seyretmektedir.6

İşte bu yüzden atmosferimizdeki karbondioksit oranının sürekli olarak artması kaçınılmaz olarak küresel ısınmaya sebep olmuştur. Özellikle Sanayileşme Dönemi ile birlikte bu artış gerçekten hızlanmıştır. Çünkü sanayi sektöründe buhar gücünden yararlanılmaktayken bunu sağlayan en kestirme yol fosil yakıtları yakmaktı. Sonrasını biliyorsunuz, küresel ısınma vesaire vesaire… Belki de sonumuz böyle gelecektir? Ne dersiniz?

Atmosferik karbondioksit konsantrasyonunun yıllar içerisindeki değişimi
Kaynak:https://tr.co2.earth

Ancak tahmin edeceğiniz üzere karbondioksitin bu denli artışının sebep olduğu tek felaket küresel ısınma değildir. Yazının asıl konusunu oluşturan bilişsel performansımıza da doğrudan olumsuz etkisi, küresel ısınma kadar büyük bir tehdit olmasa da türümüz için hiç de küçük bir felaket değildir esasında.

Bilişsel Performansa Olan Etkisi

Tarihçi Homeros’tan rivayetle, Antik Yunan’da öğrencilerin eğitim gördüğü okullarda dersler çoğu zaman bir ağacın altında işlenmiştir.3 Elbette Antik Yunanlıların karbondioksitin bilişsel performansa yaptığı olumsuz etkiyi bildiklerinden dolayı bunu yaptıklarını iddia etmek gülünç olur. Ancak yine de temiz havanın insanın düşünme ve tepki verme yeteneklerine iyi geldiğini fark etmiş olmalılar.

2015 yılında Wiley-Indoor Air dergisinde Mendell ve bir grup bilim insanı tarafından yayımlanmış olan araştırmada yetersiz havalandırma şartlarının akut semptomlara, performans ve algılamada problemlere yol açabileceği gösterilmiştir.4 ABD California’da bulunan 3 farklı iklim bölgesindeki ilkokullardan 27 tanesinde yürütülen araştırmada, sınıflara birer CO2 algılayıcı yerleştirilerek yıllık ortalama iç mekan CO2 konsantrasyonları saptanmaya çalışılmıştır. Diğer yandan da geçen sene yapılan sınavlar ile araştırmanın yapıldığı yıl yapılan sınavların skor ortalamaları da saptanmıştır. Elbette ki sınavlar bildiğimiz türden sınavlar değil. Eğitim komisyonu tarafından belirlenmiş şartları taşıyan STAR testlerinde İnglizce ve Matematik dersleri bulunmakta ve olabildiğinde objektif olmasına özen gösterilmiş.

Sonuçlar ise gayet ikna edici seviyede. Kişi başına düşen 2.2 litrelik hava hacmi 7.1 litreye çıkarıldığında İngilizce testi skorlarında 13 puanlık bir artış saptandı. Matematikteki artışın ise İngilizce’nin yaklaşık 1.5 katı kadar olduğu görüldü.

Elbette bu artışın en çok görüldüğü yerler, güney bölgesi gibi yaz mevsiminde havalandırmanın kısıtlı olduğu sınıflar. Başka bir deyişle çok havasız bir ortamdan iyi havalandırılmış bir ortama dikey ve ani geçişte göze çarpan bir fark ortaya çıkmakta.

Beklenmeyen Etkiler

Her ne kadar karbondioksit bilişsel aktiviteye zararlı gibi görünse de özel şartlar altında bunun tam tersi bir etki de yapabilmektedir. 2019 yılında Building and Environment adlı dergide Snow ve iş arkadaşları tarafından yayımlanan makalede5 karbondioksitin reaksiyon süresine, kompleks dikkate, basit dikkate veya çalışma hafızasına bir etkisi olmadığını ancak bilişsel esnekliğe ve ateşleyici fonksiyona negatif etkisi olduğu gösterildi. Özellikle son yıllarda yapılan çalışmalarda bu duruma sıkça rastlanmaktadır. Nitekim CO2, kısa süreli ve yüksek konsantrasyonlarda maruz kalınımında beyinde uyarıcı bir etki gösterdiği bilinmektedir.

Bu sebeplerden ötürü bilişsel fonksiyon ve performans kaybına sebep olan etkenlere ek olarak biyo-atıklar (bio-effluents) adı verilen bir grup eklendi. Biyo-atıklar, basit olarak gözle görünemeyen parçacıkları, vücudun metabolik aktiviteleri sırasında salınan maddeleri, atmosferdeki veya vücuttaki bazı zehirli atıkları kapsayan bir gruptur. Gelecekte bu konuda yapılacak olan araştırmalarda bunlara daha fazla rastlayacağımıza eminim.

Söz konusu makalede bu beklenmedik etkiye karşın uzun süreli ve ortalama iç mekan CO2 konsantrasyonlarında bilişsel performansa olan negatif etkisi saptandı.

Genel Kanı

2018 yılında Environmental International dergisinde yayımlanan bir yayında önceki yıllarda yapılan araştırmaların bir nevi özeti gösterilmiştir.6

2012 yılında 22 katılımcının gün içerisinde 600, 1000 ve 2500 ppm CO2 konsantrasyonuna maruz kalarak gerçekleştirdikleri bilişsel testlerde bilişsel performansın düşüşünün 1000 ppm’den sonra etkili bir şekilde gözlendiği belirtilmiştir.7 2016 yılında yapılan başka bir araştırmada ise yine artmış CO2 konsantrasyonunun düşük bilişsel skorla ilişkisi gösterilmiştir.8

Sonuç

Yapılan araştırma ve çalışmalar ışığında kötü havalandırılmış olarak tanımlayabileceğimiz iç mekanlarda bilişsel performansın negatif yönde etkilendiğini söylemek mümkündür. “Kötü havalandırılmış” terimini kullanıyorum çünkü her ne kadar CO2 seviyelerinin direkt etkisini gösteren birçok çalışma bulunsa da bilimsel literatürde küçük bir farkla aksini gösteren çalışmalar da mevcuttur. Bunun sebebi olarak biyo-atıklar gösterilmektedir ve ölçüm yöntemleri geliştikçe bu konunun da aydınlanacağına hiç kuşkum yok.

Havamızın, yediğimizin, içtiğimizin acımasızca kirletildiği bu yüzyılda, yediğimiz ve içtiğimiz şeylere bilinçlendiğimiz ölçüde dikkat etmeye çalışıyoruz. Aynı şey soluduğumuz havada da geçerli olmalıdır. En nihayetinde uzun vadedeki etkilere bakarsak sağlığımızın gideceği yönü bunlar büyük ölçüde belirlemekte.

Bulunduğumuz mekanları havalandırmayı unutmayalım.

Bilimle kalın.

Kişisel albüm tavsiyesi
Sonic Youth - Daydream Nation

Kaynakça

  1. https://seragazidogrulama.com/sera-gazi-nedir-sera-gazlari-nelerdir-nasil-olusur-sera-gazi-etkisi-nedir-sera-gazi-emisyonu-nedir-nasil-azaltilir
  2. https://www.climate.gov/news-features/understanding-climate/climate-change-atmospheric-carbon-dioxide
  3. https://quatr.us/greeks/schools-ancient-greece.htm
  4. Mendell, M. J., Eliseeva, E. A., Davies, M. M., & Lobscheid, A. (2015). Do classroom ventilation rates in California elementary schools influence standardized test scores? Results from a prospective study. Indoor Air, 26(4), 546-557. doi:10.1111/ina.12241
  5. Snow, S., Boyson, A. S., Paas, K. H., Gough, H., King, M., Barlow, J., . . . Schraefel, M. (2019). Exploring the physiological, neurophysiological and cognitive performance effects of elevated carbon dioxide concentrations indoors. Building and Environment, 156, 243-252. doi:10.1016/j.buildenv.2019.04.010
  6. Azuma, K., Kagi, N., Yanagi, U., & Osawa, H. (2018). Effects of low-level inhalation exposure to carbon dioxide in indoor environments: A short review on human health and psychomotor performance. Environment International, 121, 51-56. doi:10.1016/j.envint.2018.08.059
  7. Satish, U., Mendell, M. J., Shekhar, K., Hotchi, T., Sullivan, D., Streufert, S., & Fisk, W. J. (2012). Is CO2an Indoor Pollutant? Direct Effects of Low-to-Moderate CO2Concentrations on Human Decision-Making Performance. Environmental Health Perspectives, 120(12), 1671-1677. doi:10.1289/ehp.1104789
  8. Allen, J. G., Macnaughton, P., Satish, U., Santanam, S., Vallarino, J., & Spengler, J. D. (2016). Associations of Cognitive Function Scores with Carbon Dioxide, Ventilation, and Volatile Organic Compound Exposures in Office Workers: A Controlled Exposure Study of Green and Conventional Office Environments. Environmental Health Perspectives, 124(6), 805-812. doi:10.1289/ehp.1510037
  9. Cover Art:https://www.alexgrey.com/art/paintings/soul/alex_grey_breathing

Son YouTube videomuzu izlediniz mi?