arama

Sosyal Medya Kullanımı, Gençlerin Öz Güvenini Nasıl Etkiliyor?

Güncel çalışmalar sosyal medya kullanımının, ergenlerin uyku düzenleri ve zihin sağlıkları başta olmak üzere genel sağlık durumlarını kötü etkilediğini gösteriyor.
  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • Betül Eda Korhan Betül Eda Korhan

⌛ Tahmini okuma süresi: 4 dakika

Yayınlanma Tarihi: 01 Kasım 2019 13:40

📝 Yazar: Betül Eda Korhan ✅ Editör: Aysuda Ceylan

Günümüzde, Facebook ve Twitter gibi sosyal medya platformları gençlerin hayatlarının merkezi haline geldi. Gençlerin %90’dan fazlası gece gündüz sosyal medya kullanıyor. Güncel çalışmalar sosyal medya kullanımının, ergenlerin uyku düzenleri ve zihin sağlıkları başta olmak üzere genel sağlık durumlarını kötü etkilediğini gösteriyor. Yetersiz ve kalitesiz uykunun ergenlerde depresyon, anksiyete ve öz güven eksikliğini tetikleyebileceği biliniyor. İnternetteki diğer kullanımların aksine, sosyal medyanın günün her anında bildirimlerle kişinin dikkatini çekiyor.

Woods ve Scott yaptıkları çalışmada sosyal medyanın; uyku, depresyon, kaygı, öz güven eksikliği gibi birçok faktörü nasıl etkilediğini incelemek istediler. Çalışmaya 11-17 yaş aralığında 276 genç katıldı.

Uyku Düzeni

İnternet ve sosyal medyanın gençlerde; gece geç yatma, sabah geç kalkma, gün içerisinde yorgunluk ve uykuya dalamama gibi pek çok soruna sebep olduğu belirlendi. Katılımcıların %37’sinin sosyal medya siteleri yüzünden uykusunu yeterli alamadıkları belirlendi.

Sosyal medyanın uyku üzerindeki etkisinin iki şekilde olabileceği düşünülüyor. İlk olarak, gençlerin %86’sı telefonları gece uyudukları odada, yastıklarının altında ya da ellerinde bulunuyor. Sosyal medya bildirimleri ve mesajların neden olduğu iç uyarılar uykularını bölebiliyor. Gün içinde maruz kalınan uyarı ve bildirimlerin kişide sosyal medya akışını kaçırma korkusu yaratması da sosyal medyanın uyku üzerindeki etkilerinden biri olabilir. 

Araştırmacılar, genç yetişkinlerin sürekli olarak erişilebilir olmaları ve mesajlara derhal cevap vermeleri yüzünden önemli bir baskı yaşadıklarını keşfetti. Gençlerde, bir mesajı gördükleri anda cevap vermediklerinde kendilerini kısıtlanmış hissediyor ve endişeleniyorlardı. Bu nedenle geceleri uykuya dalarken içerik kaçırdıklarını düşünmek uykuya dalmalarını engelleyebiliyor. 

 Cain and Gradisar, sosyal medya ve uyku düzensizliği arasındaki ilişkiyi çözmek için birkaç mekanizma geliştirdiler. Genel fiziksel aktivite seviyelerini, yatmadan önce melatonin üretimini engelleyen ve sirkadiyen ritmi etkileyen dijital ekrana maruz kalma süreleri ile ilişkili mekanizmalara başvurmaları gerektiğini düşündüler. Bu nedenle, sosyal medya kullanımının zamanlamasını inceleyerek sosyal medya ile uyku düzeni arasında bir bağlantı oluşturan mekanizma kurmayı amaçladılar.

Depresyon & Anksiyete

Katılımcıların %21’i HADS (The Hospital Anxiety and Depression Scale) testine göre depresif olarak sınıflandırıldı. Depresif ergenler çocuklar ve yetişkinlerin duygusal düzenleme için TV izledikleri önceki çalışmalar ile kanıtlanmıştı. Bu nedenle, sosyal medyayı kullanamadıkları zaman üzgün ve kopuk hisseden ergenlerin, ruh hallerini düzeltmek için sosyal medyaya başvurduğu tahmin ediliyor.

Sosyal medyada olmadıkları zaman; içerik kaçırma korkusu ile birlikte endişe, rahatsızlık, yetişememe gibi olumsuz duygularla karşılaşıyorlar.

Uyku bozuklukları, depresyon ve ruhsal bozukları da tetikleyebildiğinden araştırmada üzerinde durulan (uyku düzeni, depresyon, anksiyete ve özgüven) etkenleri birbirlerinden bağımsız düşünmememiz gerekiyor.

Öz güven ve öz saygı eksikliği

Olumlu özelliklerini vurgulayan diğer kullanıcıların dikkatle oluşturulmuş profillere maruz kalan ergenlerin kendilerine verdiği değer ve öz saygıları giderek azalıyor. 

Sosyal medyada profillerine gelen iyi ya da kötü geri dönütler, kişilerin öz güvenini etkiliyor.

Sosyal medya platformlarını kullanma süresi arttıkça kişiler, kendilerini başkalarıyla daha çok kıyaslamaya başladı. Bu süreç kişilerde öz güven eksikliğine neden oldu. Özellikle gençlerin sosyal medya ile olan bağlarının daha güçlü olması nedeniyle yetişkinlere oranlara ergenler için yorum ve beğeniler daha fazla önem sarf ediyor.

Bu çalışma, özellikle uyumadan önce sosyal medya kullanımının ve sosyal medyadaki duygusal yatırımın, ergenlerde uyku kalitesi, kaygı, depresyon ve benlik saygısı ile nasıl ilişkili olduğunu inceleyerek literatüre yeni bir katkıda bulunmaktadır. 

Bilimle kalın.

Kaynak: Woods, H. C. and Scott, H. (2016)  Journal of Adolescence, 51, pp. 41-49.